Eyvah, bunalımdayım!

Girmesi kolay çıkması zor. Üstelik girmek için o kadar çok neden var ki… Günden güne sizi motive edecek bu pratik yöntemlerle bunalım sürecini atlatabilirsiniz…

Düşen ücretler, azalan işler, nakit sıkıntısı, tensikatlar, iptal edilen tatil planları, işsizlik… Bunalıma girmek için şartlar hiç bu kadar uygun olmamıştı. Klinik olarak tanımlanmış ya da rutin bir dönem olarak bunalım demir gibi bir iradeye sahip kişiler için bile zor bir hastalık. Bunalım her iki durumda da evi temizlemek, duş almak, hatta yataktan çıkmayı bile zorlaştırabilir ve sizi fiziksel ve ruhsal olarak güçsüzleştirir. Hayatınızı sürdürebilmek için gerekli motivasyon ve daha iyi hissetmek adına çaba göstermek gerekebilir. “Hiçbir şey yapmak istemezken bunu nasıl başaracağım” diyorsanız PickTheBrain.com adlı kişisel gelişim bloğu yazarlarından Meredith Walker’a kulak kesilebilirsiniz. İşte bunalımdakiler için günden güne kendilerini motive etmeye yardımcı olacak bazı pratik yöntemler… Devamını oku…

Yorum Yok (574 kez bakıldı.)

Agresif ve Öfkeli Çocuklarla Yaşamak
Yaşam devam ederken gün içinde hangi yaştan olursak olalım birçok duyguyu yaşarız. Bunların bir kısmı sevgi, hoşlanma, eğlenme gibi “pozitif” kabul edilen bir kısmı ise nefret, kıskançlık, kızgınlık ve korku gibi “negatif” veya olumsuz görülen duygulardır. Aslında tüm duygularımız birtakım olayların doğal sonucu olarak doğarlar ve bizi doğru-yanlış, iyi-kötü yapmazlar. Burada asıl önemli olan nokta ne hissettiğimizden çok bunları nasıl yansıttığımızdır. Bu durum sadece biz yetişkinlerin dünyasında yaşanmaz. Örneğin, bebekler hoşlanmadıkları veya olumsuz buldukları durumlarla karşılaştıklarında ağlayarak reaksiyon verirken, 2-3 yaş çocukları bağırarak veya vurarak tepkilerini ortaya koyarlar. Bu yaşlarda öfke patlamaları doğru yönlendirilmeyen çocuklar ileride ciddi anlamda sorunlar yaşayabilirler. Bu sebeple, en erken dönemlerden itibaren çocuğun verdiği saldırgan tepkilerin nedenleri anlaşılmalı ve onları yetiştirirken bazı noktalara dikkat etmelidir.

Dikkat edilecek ilk nokta, öfke patlamaları olan çocuğun içinde bulunduğu ev ortamının nasıl olduğudur. Anne ve babanın sorunları saldırgan bir şekilde ele aldıkları bir ortamda onun da bu yolu öğrenmesi kaçınılmazdır. Böyle bir durumda anne ve babanın bireysel tutumları üzerinde yoğunlaşması gerekir. Bunun yanı sıra, hayatında son dönemlerde oluşan; yakın bulduğu birinin ölümü, kardeşin olması, taşınma vs. gibi bir takım değişikliklerde çocuğun agresif davranışlarını arttırabilir. Bu noktaların üzerinde durduktan sonra, bazı çocukların da yukarıda saydığımız temel sebepler olmaksızın diğerlerine göre olaylara ani tepkiler verebildiğini görmekteyiz. Saldırgan ve agresif tepkiler aile içinde zaman zaman kabul edilse de okul yaşantısıyla beraber sorunlar oluşturmaya başlar. Öncelikle sınıfta etiketlenen çocuk zamanla okulda da kötü bir ün sahibi olur.

Devamını oku…

Yorum Yok (260 kez bakıldı.)

ARKADAŞLIK
Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş.

“Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak”demiş.

Genç, ilk günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence:

“Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart.”demiş.

günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki tahta perdede hiç çivi kalmamış. Babası ona:

“Aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak, çok delik var. Artık hiçbir şey geçmişteki gibi güzel olmayacak. Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara, bir delik aynen kalacak, kapanmayacaktır. Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar” demiş.

Yorum Yok (286 kez bakıldı.)

PSV Eindhoven, yasaklı madde kullandığı tespit edilen Brezilyalı forveti Jonathan Reis’in sözleşmesini feshetti.

Kulübün açıklamasında 20 yaşındaki Reis’in ne tür bir yasaklı madde kullandığı belirtilmedi. Açıklamada, Reis’in takımının Valenica’daki kampına geç saatlerde ”çok yorgun” bir halde katıldığı için evine gönderildiği kaydedildi.

Oyuncudan alınan kan örneğinin teste tabi tutulduğu ve testte yasaklı maddeye rastlandığı, oyuncunun kendisine yapılan bir merkezde tedavi görmesi önerisini reddetmesi üzerine sözleşmenin feshedildiği bildirildi.

Reis’in menajeri Renato Moura da ”Hayal kırıklığına uğradığını ve böyle yetenekli bir oyuncunun geleceğini çöpe atmasının acı olduğunu” söyledi.

Reis, bu sezon forma giydiği 12 maçta 3, UEFA Avrupa Ligi’nde de 4 gol atmıştı.

Yorum Yok (571 kez bakıldı.)
Behlül teklifi ilk ona geldi

Rol aldığı son film olan “Yahşi Batı”daki performansıyla büyük beğeni toplayan Ozan Güven, “Aşk-ı Memnu”daki Behlül rolünün ilk önce kendisine teklif edildiğini açıkladı. Zaman’a konuşan Ozan Güven, Aşk-ı Memnu’ dizisi için gelen teklifi neden kabul etmediğini anlattı: “Kıvanç’ın rolü bana teklif edildi. Böyle bir şeyin içinde olmak istemedim. Yüksek mertebeden bir şey söylemiyorum, ama yine zengin birini oynamak istemedim. Gelir düzeylerinin farklı olması beni Canım Ailem’de oynamaya itti.”
Yorum Yok (190 kez bakıldı.)

Yorum Yok (224 kez bakıldı.)
Page 27 of 44« First...1020...2728...3040...Last »