Burçları Bilmek Neyi Değiştirir?
Niçin burçlar? Günlük yaşamda inanarak veya inanmayarak her insan burçlarla ilgili öyle ya da böyle küçük araştırmalar yapmıştır. Çünkü görünenin dışında soyut olan her şey insanların ilgisini çekmektedir.
Bende burçlara inanmayarak basit bir merakla başladım. Önce kendimi araştırdım. Magazinden gerçeğe doğru gittikçe, öyle ilginç öyle gerçek şeyler buldum ki araştırmalarımı gittikçe derinleştirerek hobimi ilgi alanına çevirdim.
Kur’an-ı Kerim’de İsra 84’te “Her kul yaratılmış olduğu şekle göre davranır” der. İnsanların “yaratılış şekli” dediğimiz burçları iş, eş ve ilgi alanlarında bize uygun kullandığımız takdirde başarı çok daha yüksek ve gerçekçi olmaktadır.
Ben, magazindeki veya insanların sıradan kullanımındaki burçları tartışmıyorum. Ben günlük yaşantımızda kendimizi tanımak ve ilişkide olduğumuz ve olacağımız insanları daha iyi tanımak, daha iyi yorumlayabilmek ve onlarla maksimum başarıyı elde edebilmek için burçları savunmaktayım.
Her burcun kendine ait üstün ve zayıf yönleri tabii ki vardır. Bizi ilgilendiren iyileri daha iyi bir noktaya taşımak, kötüleri yönlerini de bize zarar vermez hale getirebilmektir.
Örneğin ben Yay burcundanım. Yayın düşmanı Başaktır. Ben Başak bir insanla iş veya duygusal bir birlikteliğe girdiğim takdirde en iyisi olmayacağı kesin.
İlla burçlara göre davranalım demiyorum. Ama yan bilgi olarak kullanmanın da bize fayda sağlayacağına inanıyorum.
Bu hava tahmin raporu gibi bir şey. Meteoroloji’nin görevi, bize olası hava durumunu vermektir. İster Meteoroloji’nin yaptığı olumsuz uyarıyı dikkate almaz yola çıkar ve başımıza gelenlere katlanırız, ister onu dinler tedbirimizi alırız.
Bu kadar net ve basit. devamını oku…
Şakir Eczacıbaşı Toprağa Verildi
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanı ve işadamı Şakir Eczacıbaşı, İstanbul’da toprağa verildi.
İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı’nın Türk Bayrağı’na sarılı cenazesi, Teşvikiye Camisi’nde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedildi.
Törende, Şakir Eczacıbaşı’nın eşi Sebla Eczacıbaşı ile Bülent, Oya ve Faruk Eczacıbaşı’nın da aralarında bulunduğu aile üyeleri taziyeleri kabul etti.
Törene, aile üyelerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, DSP Genel Başkanı Masum Türker, işadamı Ömer Koç, Akbank Genel Müdürü Suzan Sabancı Dinçer, sanatçılar Türkan Şoray, Rutkay Aziz, Haldun Dormen, Ali Poyrazoğlu, CHP İl Başkanı Gürsel Tekin ve yazar Yaşar Kemal’in de aralarında bulunduğu iş, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda kişi katıldı.
Bu arada, soğuk hava nedeniyle caminin bahçesinde üstü tenteyle kapalı bir alan oluşturulduğu görüldü.
Öte yandan, cenazeye katılanlar oluşturulan anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı.
AA
Her İşin Bir “Püf Noktası” Vardır!

Fincancı ustası, ülkede çok haklı bir üne sahipti. Ürettiği fincanlar hemen satılıyor, hatta müşterilerin sıra beklediği bile oluyordu.
Yaşlı adam, seramik fırınına eğilmiş, merakla biraz önce fırına attığı fincanların pişmesini izliyordu. Genç yardımcısı, ustasının etrafında adeta bir pervane gibi dolanmaktaydı. Genç adam, bir taraftan ustasından kapacağı ayrıntıları yakalamaya çalışırken diğer taraftan da gelecekte kendi tezgahını kurmanın tatlı düşlerini kuruyordu. Fincanlar tam zamanında fırından çıkarıldı, genç kalfanın yakalayamadığı bir andan geçti ve sonuç her zamanki gibi mükemmeldi.
Genç kalfa, daha küçücük bir çocukken bu iyi ustanın yanında çalışma şansını yakalamış birkaç insandan biriydi. Çok azimli ve hırslıydı. Mutlaka o da kendi atölyesinde en güzel fıncanlan üretecek ve uzun yıllardır beklediği şan, şöhret ve zenginliğe kavuşacaktı.
Aradan birkaç yıl daha geçti. Kalfa, kendisi için artık zamanın geldiğini düşünmeye başladı ve ustasına giderek el vermesini istedi. Yaşlı usta biran duraksadı, ancak bu tereddüt anı fazla uzun sürmedi ve genç adama dönerek “Yolun açık, başarın daim olsun!” dedi.
Genç adam kısa sürede atölyesini kurdu, fırınını yaktı ve ilk fincanlarını içeri verdi. Ustasının yaşadığı heyecanı şimdi daha iyi anlıyordu, kendisi de adeta fincanlarla birlikte fırında pişti. Artık zaman gelmişti. Heyecandan elleri titreyerek fırının kapağını açtı ve ilk fincanı eline aldı. Ancak o da ne? Fincan, dokunur dokunmaz çatlamıştı.
Siyasi Liderlerin Karakteristik Özellikleri
Şimdi kimimiz için belki “bu da neyin nesi” denecek veya “nerde işe yarayacak ki” sorularını sorduracak bir konu burçlar. Aslında burçları ve insanlarda ortaya çıkış şeklini bilmek iş yaşamından evliğe, dost seçiminden ortak seçimine pek çok alanda hayatımızı kolaylaştırması mümkün.
Yaşam Koçu Orhan Çınar’ın Ülke Tv’de yayınlanan Sıradışı programında paylaştığı sınırlı bilgilerle şöyle devlet yönetiminde etkili liderlere bir bakalım:
“İçişleri Bakanlığının nüfus verilerine dayanarak Türkiye’nin burç haritası açıklandı. Buna göre her yedi kişiden biri Oğlak. Meclis’te de durum farklı değil. Milletvekillerinin 82’si Oğlak burcundan. Kabinede ise Koç ve Balık burçları hakim. devamını oku…
Cübbeli Ahmet Nurculardan Özür Diledi
Risale-i Nur hakkındaki sözleri için ‘Yanlış anlaşıldım’ diyen Ahmet Mahmut Ünlü yani Cübbeli Ahmet Hoca Moral FM’de canlı yayında Nurculardan özür diledi. Esprili anlatımı ile son zamanların en popüler isimlerinden biri olan, Ahmet Mahmut Ünlü yani Cübbeli Ahmet Hoca, Moral FM’de yayınlanan Moral Kuşağı programında Mehmet Paksu’nun sorularına cevap verdi.
Daha önce katıldığı bir televizyon programında Risale-i Nur hakkında yaptığı açıklamalarla dikkatleri bir kez daha üzerine çeken Cübbeli Hoca ‘Yanlış aktarımlarından da olsa Üstad’a gönül verenler üzülmüş olabilir. Bu nedenle ben özür diliyorum.’ derken Risale-i Nur’u hiç okumadığını kendi deyimi ile ‘itiraf’ ederken bu konuda merak ettiği soruları ve cevaplarını Mehmet Paksu ve Kenan Demirtaş’la konuştu.
İşte canlı yayında yapılan açıklamalardan satırbaşları:
- Bazıkere insan haddini aşar, haddini aştırırlar. Bu meseleden dolayı ben üzüldüm. Üstad Hazretleri bana göre Allah dostlarından, ilham sahibi, muhaddestir. Bu kadar eser, hizmet, bu kadar insanın imanına vesile olmak… Böyle bir cemaatin ismine ben inanıyorum.
- HaberTürk soruları önceden bana vermedi. Hatta ekranda bazı sorular geçiyordu onları da sormadı. E – postalarla gelen soruları bana anında yöneltti. Ben özrümün kabul edilmesini rica ediyorum. Yanlış aktarımlarından da olsa Üstad’a gönül verenler üzülmüş olabilir. Bu nedenle ben özür diliyorum.
- Üstad’ın (Bediüzzaman Said Nursi) eserlerinin tümünü okumadığım için itiraf ettim okumadığımı… Mevize türü bazı yerleri okudum. Babam da var. Bana hediyeler de edildi. Ama bu çok uzun bir külliyat. Bana sorulan soru bu kitaplar hakkında ne dersiniz? Ben okumadığımı itiraf ettim. Onlar da kalktılar cahil adam nasıl okumaz… Kader meselesi okuyamadım. Okumadan neden yorum yaptın dediler. Ben şahsi yorum yapmadım. Başkasının yorumunu aktardım. Camianın içindeki görüşleri aktardım. Bu benim hatam oldu.
- Risale-i Nur çok geniş bir külliyat. Bu eserlerin ihtisasını yapan alim zatlar var. Bir cevap gerekiyorsa cevap vermesi gereken kişiler bu zatlardır. Soru ehline sorulmalı.
- Risale-i Nur’da mulak görünen yerler var. Birileri çıkıp bunu izah etse bu tartışmalar olmazdı. Siz hiç tefsir yorum katmıyorsunuz. Risale-i Nur’lar kendi kendini şerhediyor.
- Benim Risale-i Nur’da en merak ettiğim konu şu: Üstad’ın Hıristiyanların cennete gideceğine dair şaibe. Üstad’ın böyle bir beyanı yok. Üstad’ın direk görüşü Hıristiyanların İslam akidesi ile muhalif olduğu…