Alan Loy McGinnis, başarılı ve popüler bir psikoterapist. California’da kurduğu danışma merkezinin yönetimi dışında, kitaplar ve makalelerle insanlara ulaşmak, başlıca çabası.

“İyimserliğin Gücü” (Beyaz Yayınları) adlı kitabını kaleme almadan önce McGinnis insanda iyimser tutumun oluşması konusunda “bulabildiği bütün çalışmaları” okumuş. Bununla da yetinmeyip bine yakın biyografi taramış; çok sayıda başarılı insanın yaşamını, “iyimserlik” noktasında, çözümlemeye çalışmış.
McGinnis’in vardığı sonuç, çok net: İyimserliğin doğuştan gelen bir yetenek olmadığını zamanla öğrenildiğini düşünüyor McGinnis. Yani ona göre, iyimser ile kötümser arasındaki fark, yarım bardak suyun durumunu dile getirmek kadar “sıradan” bir bakış açısı farkına dayanmıyor.
Elbette McGinnis de “Polyanna’cılık” oynanmasını sevmiyor ve “saflık” ile “iyimserlik” arasına net bir çizgi çekiyor. Ama onu ilgilendiren, insanların “neşeli ve enerjik” bir yaşam tarzına sahip olabilmelerini sağlamak.
McGinnis kitabında, hayatta ne istediğini bilen bir eylem adamı olmanın akılcı tekniklerini aktarıyor bize. Ama bu arada, dikkat çekici bir kavram da geliştiriyor: “Kararlı İyimserler” . McGinnis’in geliştirdiği bu ilginç “insan türü”nün özelliklerini açıklamakta fayda var…

