ilginç
Açılım nedir?
15 Mar
İşte açılım bu…
Emre, sabahın erken saatlerinde beynin gönderdiği yeni mesajlarla uyandı. Ramazanın tadını ve yenilenen ruh dünyasını doyasıya yaşadığı bir iklimin etki alanındaydı, kalbine daha yakın bir sükunetle aklı devredeydi. Geleceğe ufkunu dikecek, yarınlara uzanacak ve projeksiyonunu kapsama alanına giren konularda kendisine ışık tutacak insanlara ihtiyacı vardı. İstikbali okumanın, kendini geleceğe ait görüp özgür pratik okumalardan ve sorgulamadan geçtiğinin bilincindeydi. More >
Türkiye’de Çocuklara En Çok Verilen İsim Nedir?
26 Oca
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de özellikle de ailelerin son 10 yılda dünyaya gelen erkek ve kız çocuklara en çok tercihlerin isimlerin listesini hazırladı..
Nufus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de özellikle deailelerin son 10 yılda dünyaya gelen erkek çocuklarına en çok verdikleri isimlerin Yusuf, Arda, Mustafa, Mehmet, Ahmet olduğu bildirildi.
Kurum istatistiklerine göre, 2006 yılında Arda,Yusuf, Mehmet, Mustafa ve Emirhan, kızlarda ise Elif, Zeynep, İrem, Büşra, Merve oldu.
2008 yılında ise Yusuf, Arda, Mustafa, Mehmet, Ahmet, kızlarda ise Zeynep, Elif, Yağmur, İrem, Merve oldu. More >
Burçları Bilmek Neyi Değiştirir?
26 Oca
Niçin burçlar? Günlük yaşamda inanarak veya inanmayarak her insan burçlarla ilgili öyle ya da böyle küçük araştırmalar yapmıştır. Çünkü görünenin dışında soyut olan her şey insanların ilgisini çekmektedir.
Bende burçlara inanmayarak basit bir merakla başladım. Önce kendimi araştırdım. Magazinden gerçeğe doğru gittikçe, öyle ilginç öyle gerçek şeyler buldum ki araştırmalarımı gittikçe derinleştirerek hobimi ilgi alanına çevirdim.
Kur’an-ı Kerim’de İsra 84’te “Her kul yaratılmış olduğu şekle göre davranır” der. İnsanların “yaratılış şekli” dediğimiz burçları iş, eş ve ilgi alanlarında bize uygun kullandığımız takdirde başarı çok daha yüksek ve gerçekçi olmaktadır.
Ben, magazindeki veya insanların sıradan kullanımındaki burçları tartışmıyorum. Ben günlük yaşantımızda kendimizi tanımak ve ilişkide olduğumuz ve olacağımız insanları daha iyi tanımak, daha iyi yorumlayabilmek ve onlarla maksimum başarıyı elde edebilmek için burçları savunmaktayım.
Her burcun kendine ait üstün ve zayıf yönleri tabii ki vardır. Bizi ilgilendiren iyileri daha iyi bir noktaya taşımak, kötüleri yönlerini de bize zarar vermez hale getirebilmektir.
Örneğin ben Yay burcundanım. Yayın düşmanı Başaktır. Ben Başak bir insanla iş veya duygusal bir birlikteliğe girdiğim takdirde en iyisi olmayacağı kesin.
İlla burçlara göre davranalım demiyorum. Ama yan bilgi olarak kullanmanın da bize fayda sağlayacağına inanıyorum.
Bu hava tahmin raporu gibi bir şey. Meteoroloji’nin görevi, bize olası hava durumunu vermektir. İster Meteoroloji’nin yaptığı olumsuz uyarıyı dikkate almaz yola çıkar ve başımıza gelenlere katlanırız, ister onu dinler tedbirimizi alırız.
Bu kadar net ve basit. More >
Her İşin Bir “Püf Noktası” Vardır!
26 Oca

Fincancı ustası, ülkede çok haklı bir üne sahipti. Ürettiği fincanlar hemen satılıyor, hatta müşterilerin sıra beklediği bile oluyordu.
Yaşlı adam, seramik fırınına eğilmiş, merakla biraz önce fırına attığı fincanların pişmesini izliyordu. Genç yardımcısı, ustasının etrafında adeta bir pervane gibi dolanmaktaydı. Genç adam, bir taraftan ustasından kapacağı ayrıntıları yakalamaya çalışırken diğer taraftan da gelecekte kendi tezgahını kurmanın tatlı düşlerini kuruyordu. Fincanlar tam zamanında fırından çıkarıldı, genç kalfanın yakalayamadığı bir andan geçti ve sonuç her zamanki gibi mükemmeldi.
Genç kalfa, daha küçücük bir çocukken bu iyi ustanın yanında çalışma şansını yakalamış birkaç insandan biriydi. Çok azimli ve hırslıydı. Mutlaka o da kendi atölyesinde en güzel fıncanlan üretecek ve uzun yıllardır beklediği şan, şöhret ve zenginliğe kavuşacaktı.
Aradan birkaç yıl daha geçti. Kalfa, kendisi için artık zamanın geldiğini düşünmeye başladı ve ustasına giderek el vermesini istedi. Yaşlı usta biran duraksadı, ancak bu tereddüt anı fazla uzun sürmedi ve genç adama dönerek “Yolun açık, başarın daim olsun!” dedi.
Genç adam kısa sürede atölyesini kurdu, fırınını yaktı ve ilk fincanlarını içeri verdi. Ustasının yaşadığı heyecanı şimdi daha iyi anlıyordu, kendisi de adeta fincanlarla birlikte fırında pişti. Artık zaman gelmişti. Heyecandan elleri titreyerek fırının kapağını açtı ve ilk fincanı eline aldı. Ancak o da ne? Fincan, dokunur dokunmaz çatlamıştı.

