ilginç

Adolph Hitler’in Yaptığı Resimler


More >

Türkiye’de Çocuklara En Çok Verilen İsim Nedir?

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de özellikle de ailelerin son 10 yılda dünyaya gelen erkek ve kız çocuklara en çok tercihlerin isimlerin listesini hazırladı..

Nufus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de özellikle deailelerin son 10 yılda dünyaya gelen erkek çocuklarına en çok verdikleri isimlerin Yusuf, Arda, Mustafa, Mehmet, Ahmet olduğu bildirildi.

Kurum istatistiklerine göre, 2006 yılında Arda,Yusuf, Mehmet, Mustafa ve Emirhan, kızlarda ise Elif, Zeynep, İrem, Büşra, Merve oldu.

2008 yılında ise Yusuf, Arda, Mustafa, Mehmet, Ahmet, kızlarda ise Zeynep, Elif, Yağmur, İrem, Merve oldu. More >

Burçları Bilmek Neyi Değiştirir?

Niçin burçlar? Günlük yaşamda inanarak veya inanmayarak her insan burçlarla ilgili öyle ya da böyle küçük araştırmalar yapmıştır. Çünkü görünenin dışında soyut olan her şey insanların ilgisini çekmektedir.

Bende burçlara inanmayarak basit bir merakla başladım. Önce kendimi araştırdım.  Magazinden gerçeğe doğru gittikçe, öyle ilginç öyle gerçek şeyler buldum ki araştırmalarımı gittikçe derinleştirerek hobimi ilgi alanına çevirdim.

Kur’an-ı Kerim’de İsra 84’te “Her kul yaratılmış olduğu şekle göre davranır” der. İnsanların “yaratılış şekli” dediğimiz burçları iş, eş ve ilgi alanlarında bize uygun kullandığımız takdirde başarı çok daha yüksek ve gerçekçi olmaktadır.

Ben, magazindeki veya insanların sıradan kullanımındaki burçları tartışmıyorum. Ben günlük yaşantımızda kendimizi tanımak ve ilişkide olduğumuz ve olacağımız insanları daha iyi tanımak, daha iyi yorumlayabilmek ve onlarla maksimum başarıyı elde edebilmek için burçları savunmaktayım.

Her burcun kendine ait üstün ve zayıf yönleri tabii ki vardır. Bizi ilgilendiren iyileri daha iyi bir noktaya taşımak, kötüleri yönlerini de bize zarar vermez hale getirebilmektir.

Örneğin ben Yay burcundanım. Yayın düşmanı Başaktır. Ben Başak bir insanla iş veya duygusal bir birlikteliğe girdiğim takdirde en iyisi olmayacağı kesin.

İlla burçlara göre davranalım demiyorum. Ama yan bilgi olarak kullanmanın da bize fayda sağlayacağına inanıyorum.

Bu hava tahmin raporu gibi bir şey. Meteoroloji’nin görevi, bize olası hava durumunu vermektir. İster Meteoroloji’nin yaptığı olumsuz uyarıyı dikkate almaz yola çıkar ve başımıza gelenlere katlanırız, ister onu dinler tedbirimizi alırız.

Bu kadar net ve basit. More >

Her İşin Bir “Püf Noktası” Vardır!

f
Fincancı ustası, ülkede çok haklı bir üne sahipti. Ürettiği fincanlar hemen satılıyor, hatta müşterilerin sıra beklediği bile oluyordu.

Yaşlı adam, seramik fırınına eğilmiş, merakla biraz önce fırına attığı fincanların pişmesini izliyordu. Genç yardımcısı, ustasının etrafında adeta bir pervane gibi dolanmaktaydı. Genç adam, bir taraftan ustasından kapacağı ayrıntıları yakalamaya çalışırken diğer taraftan da gelecekte kendi tezgahını kurmanın tatlı düşlerini kuruyordu. Fincanlar tam zamanında fırından çıkarıldı, genç kalfanın yakalayamadığı bir andan geçti ve sonuç her zamanki gibi mükemmeldi.

Genç kalfa, daha küçücük bir çocukken bu iyi ustanın yanında çalışma şansını yakalamış birkaç insandan biriydi. Çok azimli ve hırslıydı. Mutlaka o da kendi atölyesinde en güzel fıncanlan üretecek ve uzun yıllardır beklediği şan, şöhret ve zenginliğe kavuşacaktı.

Aradan birkaç yıl daha geçti. Kalfa, kendisi için artık zamanın geldiğini düşünmeye başladı ve ustasına giderek el vermesini istedi. Yaşlı usta biran duraksadı, ancak bu tereddüt anı fazla uzun sürmedi ve genç adama dönerek “Yolun açık, başarın daim olsun!” dedi.

Genç adam kısa sürede atölyesini kurdu, fırınını yaktı ve ilk fincanlarını içeri verdi. Ustasının yaşadığı heyecanı şimdi daha iyi anlıyordu, kendisi de adeta fincanlarla birlikte fırında pişti. Artık zaman gelmişti. Heyecandan elleri titreyerek fırının kapağını açtı ve ilk fincanı eline aldı. Ancak o da ne? Fincan, dokunur dokunmaz çatlamıştı.

More >

İyimserliğin Gücü

Alan Loy McGinnis, başarılı ve popüler bir psikoterapist. California’da kurduğu danışma merkezinin yönetimi dışında, kitaplar ve makalelerle insanlara ulaşmak, başlıca çabası.

i
“İyimserliğin Gücü” (Beyaz Yayınları) adlı kitabını kaleme almadan önce McGinnis insanda iyimser tutumun oluşması konusunda “bulabildiği bütün çalışmaları” okumuş. Bununla da yetinmeyip bine yakın biyografi taramış; çok sayıda başarılı insanın yaşamını, “iyimserlik” noktasında, çözümlemeye çalışmış.

McGinnis’in vardığı sonuç, çok net: İyimserliğin doğuştan gelen bir yetenek olmadığını zamanla öğrenildiğini düşünüyor McGinnis. Yani ona göre, iyimser ile kötümser arasındaki fark, yarım bardak suyun durumunu dile getirmek kadar “sıradan” bir bakış açısı farkına dayanmıyor.

Elbette McGinnis de “Polyanna’cılık” oynanmasını sevmiyor ve “saflık” ile “iyimserlik” arasına net bir çizgi çekiyor. Ama onu ilgilendiren, insanların “neşeli ve enerjik” bir yaşam tarzına sahip olabilmelerini sağlamak.

McGinnis kitabında, hayatta ne istediğini bilen bir eylem adamı olmanın akılcı tekniklerini aktarıyor bize. Ama bu arada, dikkat çekici bir kavram da geliştiriyor: “Kararlı İyimserler” . McGinnis’in geliştirdiği bu ilginç “insan türü”nün özelliklerini açıklamakta fayda var…

More >