Ekonomi

Yorgunluğun çaresi var mı?

Yorgunluğun çaresi
AKP, 8 yıldır Türkiye’yi tek başına yönetiyor. Eğer seçim zamanında yapılırsa, Demokrat Parti’den sonra en uzun iktidar dönemi yaşamış siyasi parti olacak.

Özal’ın ANAP’ı da 1983’te tek başına iktidar olmuş, 1991’de oldukça “yorgun” bir halde seçim kaybetmişti.

Uzun bir sükûnet dönemiyle hiçbir zaman tanışmamış olan ülkemizde, iktidar yorgunluğu da neredeyse kader haline geldi.

*** More >

Politik Açılım nedir?

Ayıptır söylemesi…
CHP’nin lider düzeyindeki isimlerinden Kemal Anadol, Derya Sazak ile benim TRT’den ne kadar para aldığımızı sormuş… Bu hafta programdan önce konu açıldığında, TRT’den arkadaşlara, “Konuyla ilgili açıklama yapılacaksa lütfen şunu deyin: Fuat Keyman ile Mustafa Erdoğan’ın aldığı kadar…”

TRT-1′de iki yıla yakın süredir ‘Politik Açılım’ adıyla bir program yapıyoruz: İki profesör (Fuat Keyman ve Mustafa Erdoğan) ve iki gazeteci (Derya Sazak ve bendeniz)… TRT’nin yalnız en çok izlenen fikir programlarından biri değil bizimki, aynı zamanda reklâmverenler de ilgi gösteriyor. TRT şu yakınlarda reyting sisteminden çıktı; o sistem içerisindeyken en çok izlenen ilk 50 program arasında genellikle yer alıyordu… More >

Ülker ABD’li Baharat Devini Alıyor

Çikolata devi Godiva ‘yı alarak dikkatleri üzerine çeken Ülker’in bir başka dünya deviyle ilgilendiği ortaya çıktı.

2007 yılında dünyanın en lüks çikolata markası Belçikalı Godiva ‘yı 850 milyon dolara satın alan Ülker, şimdi de gözünü bir başka dünya devine çevirdi. Milliyet Gazetesinin haberine göre, ABD’li ünlü baharat markası McCormick’le ilgilendiği öğrenilen Ülker ‘in, bu markayla ya Kellog ve Hero firmalarıyla olduğu gibi Türkiye pazarında ortaklık kurması ya da daha ileri bir operasyon için görütüğü belirtiliyor.

Ülker, Godiva ‘yı satın aldıktan sonra geçen yıl da Dandy markası ile tanınan Avrupalı ünlü sakız üreticisi Gumlink ile yüzde 50-50 ortak olmuştu.Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mali İşler Grup Başkanı Atilla Kurama, bir süre önce Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada gelecek hedeflerine ilişkin olarak uluslararası boyutta gelişim fırsatı sunan potansiyel ortaklıklar üzerinde çalıştıklarını anlatarak, gıda alanında global ortaklıklara sıcak baktıklarını belirtmişti. More >

Şakir Eczacıbaşı Toprağa Verildi

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanı ve işadamı Şakir Eczacıbaşı, İstanbul’da toprağa verildi.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı’nın Türk Bayrağı’na sarılı cenazesi, Teşvikiye Camisi’nde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedildi.

Törende, Şakir Eczacıbaşı’nın eşi Sebla Eczacıbaşı ile Bülent, Oya ve Faruk Eczacıbaşı’nın da aralarında bulunduğu aile üyeleri taziyeleri kabul etti.

Törene, aile üyelerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, DSP Genel Başkanı Masum Türker, işadamı Ömer Koç, Akbank Genel Müdürü Suzan Sabancı Dinçer, sanatçılar Türkan Şoray, Rutkay Aziz, Haldun Dormen, Ali Poyrazoğlu, CHP İl Başkanı Gürsel Tekin ve yazar Yaşar Kemal’in de aralarında bulunduğu iş, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda kişi katıldı.

Bu arada, soğuk hava nedeniyle caminin bahçesinde üstü tenteyle kapalı bir alan oluşturulduğu görüldü.

Öte yandan, cenazeye katılanlar oluşturulan anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı.

AA

Her İşin Bir “Püf Noktası” Vardır!

f
Fincancı ustası, ülkede çok haklı bir üne sahipti. Ürettiği fincanlar hemen satılıyor, hatta müşterilerin sıra beklediği bile oluyordu.

Yaşlı adam, seramik fırınına eğilmiş, merakla biraz önce fırına attığı fincanların pişmesini izliyordu. Genç yardımcısı, ustasının etrafında adeta bir pervane gibi dolanmaktaydı. Genç adam, bir taraftan ustasından kapacağı ayrıntıları yakalamaya çalışırken diğer taraftan da gelecekte kendi tezgahını kurmanın tatlı düşlerini kuruyordu. Fincanlar tam zamanında fırından çıkarıldı, genç kalfanın yakalayamadığı bir andan geçti ve sonuç her zamanki gibi mükemmeldi.

Genç kalfa, daha küçücük bir çocukken bu iyi ustanın yanında çalışma şansını yakalamış birkaç insandan biriydi. Çok azimli ve hırslıydı. Mutlaka o da kendi atölyesinde en güzel fıncanlan üretecek ve uzun yıllardır beklediği şan, şöhret ve zenginliğe kavuşacaktı.

Aradan birkaç yıl daha geçti. Kalfa, kendisi için artık zamanın geldiğini düşünmeye başladı ve ustasına giderek el vermesini istedi. Yaşlı usta biran duraksadı, ancak bu tereddüt anı fazla uzun sürmedi ve genç adama dönerek “Yolun açık, başarın daim olsun!” dedi.

Genç adam kısa sürede atölyesini kurdu, fırınını yaktı ve ilk fincanlarını içeri verdi. Ustasının yaşadığı heyecanı şimdi daha iyi anlıyordu, kendisi de adeta fincanlarla birlikte fırında pişti. Artık zaman gelmişti. Heyecandan elleri titreyerek fırının kapağını açtı ve ilk fincanı eline aldı. Ancak o da ne? Fincan, dokunur dokunmaz çatlamıştı.

More >